Afrikalı Devletlerin Bağımsızlık Kazanmasında Rusya’nın (Sovyetler Birliği’nin) Oynadığı Rol Hakkında
Rusya Federasyonu Türkiye Büyükelçiliği
Tel.: +90-312-439-21-83 ( 9:00 - 12:00 )
/
20 Ocak / 2020

Afrikalı Devletlerin Bağımsızlık Kazanmasında Rusya’nın (Sovyetler Birliği’nin) Oynadığı Rol Hakkında

Rusya, Afrika kıtasının kolonilere bölünme sürecinde hiçbir zaman yer almadı. Aksine, yeri geldiğinde sömürge halklarının kaderlerine sempatiyle yaklaştı. Ekim 1864’te Rusya Dışişleri Bakanlığı Liberya Cumhuriyeti’ni tanımaya hazır olduğunu açıkladı. 1898 yılında Rus İmparatorluğu ve Etiyopya arasında diplomatik ilişkiler kuruldu. Rusya Donanması, Temmuz 1890’da Köle Ticaretiyle Mücadeleye İlişkin Genel Yasa’nın kabul edilmesinden sonra Afrikalı kölelerin Atlantik üzerinden nakledilmesini önlemek için oluşturulan deniz konvoylarına katıldı.

         20. yüzyılın başlarında Rusya hükümeti, Kaiser Almanyası’na Fas’ta bir sömürge bölgesi temin etme projelerine karşı çıkmış olup, bu tutum, Rusya ile Fas arasında istikrarlı bir şekilde devam eden dostane ilişkilerde hâlâ önemli bir etken durumundadır.

         Rusya, 1895-1896 yıllarında İtalyan saldırganlığına karşı mücadelesinde Etiyopya İmparatoru II. Menelik’e geniş çaplı bir destek sundu.

         İngiliz-Boer Savaşı’nda (1899-1902) Rusya, Boer’lerin yanında yer aldı. 1898’de Rusya, Boer cumhuriyetlerinden Transvaal Cumhuriyeti ile diplomatik ilişkiler kurdu. Rus gönüllüler, Boerlerin tarafında savaştı.

         Sovyet devleti, Cezayir Ulusal Kurtuluş Cephesi’ne, Tunus ve Fas halklarına kararlılıkla destek verdi. 1961 yazında, Fransız birlikleri Tunus’a silahlı saldırı başlattığında, Sovyetler Birliği ve diğer sosyalist ülkeler saldırganlığın sona erdirilmesine yönelik önlemler alınması için ısrarlı bir şekilde çaba sarf etti. SSCB’nin kararlı eylemleri sayesinde, 1956’da Mısır’a karşı İngiltere, İsrail ve Fransa tarafından düzenlenen saldırganlık eylemleri bastırıldı. Mısır’a silahlar ve askeri teçhizat sağlandı.

         1957’de Gana, Tropikal Afrika’da bağımsızlığını ilan eden ilk devlet oldu. 1960 yılına da “Afrika Yılı” adı verildi. O yıl 17 Afrika ülkesi bağımsızlığını ilan etti. Ancak sömürgeci devletler, Afrika halklarının kaderlerini tayin etme rolünü bırakma konusunda acele etmiyordu.

         Sovyetler Birliği, sömürgeciliğin sonlanması sürecini hızlandırma konusunda başarı elde etmeye başladı. 14 Aralık 1960’ta SSCB’nin inisiyatifi ve ısrarı üzerine “Sömürge İdaresi Altındaki Ülkelere ve Halklara Bağımsızlık Verilmesine İlişkin Bildiri”, BM Genel Kurulu’nda kabul edildi (1514(XV) sayılı Karar). Bu belgenin önemi kuşkusuz çok büyüktür. Belgenin BM düzeyinde kabul edilmesi, ulusal kurtuluş hareketlerine sunulan yardımın uluslararası yasal zeminini oluşturdu. Belgenin kabulüyle birlikte Afrika ülkelerinin bağımsızlık kazanma süreci hızlandı. Belgedeki hükümlerin birçoğu, 1963 yılında kurulan Afrika Birliği Örgütü’nün (AfB) Kuruluş Senedi’ne yansıtılmıştır. Bildirgenin içeriğinin geliştirilmesi amacıyla BM, 1963 yılında SSCB tarafından alınan ve gelişmekte olan ülkeler tarafından desteklenen inisiyatifle Tüm Irkçı Ayrımcılık Biçimlerinin Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Bildiri’yi kabul etti. 1973 yılında ise BM, SSCB ile Gine tarafından birlikte önerilen “Apartheid Suçunun Ortadan Kaldırılması ve Cezalandırılması Sözleşmesi ”ni kabul etti.

         Aynı derecede önem taşıyan bir diğer gelişme ise, Sovyetler Birliği'nin, Afrika ülkelerinin uluslararası varlıklarını önemli ölçüde pekiştirmelerine, gelişmekte olan ülkelerin uluslararası arenadaki çıkarlarını gözetme konusunda birlikte hareket etmesine olanak tanıyan Bağlantısızlar Hareketi’nin kurulmasına ve faaliyetlerine her türlü desteği sunma kararı alması oldu.

         1960-70’lerde Sovyetler Birliği, Afrika’da bağımsızlıklarını ilan eden ülkelerin neredeyse tümüyle diplomatik ilişkiler kurdu.

         SSCB, Afrika ülkelerinin ticari ve ekonomik kalkınmasına katkıda bulundu. Sovyetler Birliği’nin yardımda bulunduğu öncelikli sektörleri sanayi ve enerji oldu. Sahra Altı Afrika ülkelerindeki büyük hacimli Sovyet projeleri Angola, Gine, Kongo Cumhuriyeti, Mali ve Nijerya’da hayata geçirildi. Bu projeler arasında, ortak bir Rus-Angola-Brezilya projesi olan ve Afrika’nın en büyük üç hidroelektrik santralinden biri olan Kwanza Nehri (Angola) üzerindeki Kapanda Hidroelektrik Santralinin inşaatı, Kindia’daki (Gine) boksit rafinerisi, Mufati’deki (Kongo Cumhuriyeti) maden işleme tesisi ve Diamu’daki (Mali) çimento fabrikası yer aldı.

         Mevcut verilere göre 1980’lerin ortalarında Afrika’da SSCB’nin desteğiyle toplamda yaklaşık 300 sanayi kuruluşu, 155 tarım tesisi ve yaklaşık 100 eğitim kurumu inşa edildi. 250 bin kişi Afrika ülkelerinde SSCB’nin katkılarıyla kurulan eğitim merkezlerinde ve 150 bin işçi ve uzman işbirliği tesislerinin inşası ve işletilmesi sırasında olmak üzere toplamda 480 bin Afrikalı mesleki eğitim aldı. 80 binden fazla Afrikalı Sovyet üniversitelerinden ve teknik okullarından diploma aldı.

         Sovyetler Birliği, 21 ülkede ulusal silahlı kuvvetlerin kurulmasına katkı sundu. Bu ülkelere çok sayıda silah ve çift kullanımlı ekipman tedarik edildi ve subay kadroları hazırlandı.

         1957-1982 yılları arasında SSCB, 41 Afrika ülkesi ile kültürel ve bilimsel ilişkiler kurdu. Anlaşmanın ana maddeleri, bilim alanında deneyim ve kazanımların alışverişini, bilimsel heyetlerin, bilim insanlarının, uzmanların karşılıklı ziyaretlerini, bilimsel ve teknik belgelerin alışverişini, ulusal kadroların yetiştirilmesinde yardım sunulmasını, diploma denkliklerinin, ülkelerin her birinde verilen bilimsel derecelerin tanınmasını, Afrika’daki eğitim merkezlerine ders kitaplarının ve diğer materyallerin gönderilmesini kapsıyordu.

         Sovyetler, Afrika’ya bilimsel geziler düzenledi. Bu araştırma çalışması, Afrika ülkelerindeki bilim çevrelerinde büyük ilgi uyandırdı ve Afrika’nın ulusal biliminde yeni bilim alanlarının geliştirilmesine ivme kazandırdı.

         1961 yılında Afrika kıtasındaki ilk nükleer reaktör Kahire yakınlarında devreye alındı. Tesiste, SSCB’nin teknik desteğiyle bölgesel radyoizotop merkezi kuruldu. Sovyet tarafının katkılarıyla Cezayir’de petrol ve gaz, Gine’de politeknik, okyanus bilimi ve heliofizik, Tunus’ta Ulusal Mühendislik Okulu (ilk yüksek teknik eğitim kurumu), Kamerun’da tarım ve ormancılık okulları olmak üzere çeşitli eğitim ve araştırma enstitüleri ile merkezleri kuruldu. Aralık 1978’de Sovyetler Birliği ile Mozambik arasında dünyanın yapay uydularını gözlemleme amaçlı ortak bilimsel istasyon kurulmasını öngören bir anlaşma imzalandı.

         Sovyetler Birliği, Afrika ülkeleriyle kapsamlı dış ticaret ilişkileri kurdu. Sovyetler Birliği’nin Afrika ülkelerine yaptığı ihracatın büyük bölümünü, SSCB’nin katkılarıyla bu ülkelerde kurulan işletmeler ve diğer tesislere yönelik ekipman da dahil olmak üzere makine imalat ürünleri oluşturdu. Bu makineler ve ekipman, bağımsız ülkelerin temel amacı olan ‘kendi endüstrileri kurma ve emperyalist tekellere bağımlılığı azaltma’ hedefine ulaşılmasına katkıda bulundu.

         Sovyet üniversitelerinde personelin yetiştirilmesi ve öğretmenlerin ve doktorların eğitilmesi gibi faaliyetler Afrika ülkelerine uygulanan imtiyazlı koşullar altında yürütüldü.

         Sovyetler Birliği ile Afrika arasındaki ilişkiler, egemenlik ve iç işlerine müdahale etmeme ilkeleri eksiksiz bir şekilde gözetilerek geliştirildi. Sovyetler Birliği Komünist Partisi’nin kongrelerinde, “her halkın, her ülkenin kendi kalkınma yolunu seçme konusundaki yüce hakkına” saygı gösterilmesi gerektiği birçok kez dile getirildi.

         Sovyetler Birliği’nin ekonomik yardımının, genç Afrika devletlerinin sosyo-ekonomik kalkınması üzerinde derin bir etkisi oldu. Bu etki, birçok ülkede modern ve ulusal odaklı bir ekonomik sistem oluşturulmasının temellerini attı.