Rusya Federasyonu Türkiye Büyükelçiliği
Tel.: +90-312-439-21-83
/

Büyükelçiliğimiz hakkında

Rusya’nın Ankara Büyükelçiliği


Sovyet Rusyası ile genç Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin Dışişleri Halk Komiseri Georgiy Çiçerin’in Türkiye’yle sürekli ilişki kurmaya hazır olduklarını teyit ettiği mektubu Mustafa Kemal Atatürk’e gönderdiği 3 Haziran 1920’de başladığı kabul edilmektedir. 4 Ekim 1920’de Sovyet diplomatik misyonu Ankara’ya gelmiş, 7 Ekim 1920’de ise bir yabancı ülkenin Ankara’daki ilk diplomatik temsilciliği olan Sovyet büyükelçiliğinin açılışı yapılmıştır. Bilindiği gibi, Batılı devletler diplomatik temsilciliklerinin İstanbul’dan Ankara’ya taşınmasına uzun süre karşı çıkmıştır.


Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti’nin Türkiye’deki Yetkili Temsilciliğinin ilk binası. Ankara, 1920


İlk başlarda Ankara’daki Rus diplomatik misyonlarının binaları, Ulus Kalesi bölgesindeki kentin eski bölümünde yer alıyordu ve geçici nitelikteydi. Kasım 1921’de Türkiye’de görevlendirilen Semyon Aralov büyükelçilik binasını şöyle tanımlamıştır: “Yetkili temsilciliğimiz, kent merkezinde, iki aracın yan yana geçmesinin imkansız olduğu dar bir sokakta küçük iki katlı ahşap binada yer alıyordu. Sokağın sonunda yüksek minareli bir cami vardı.” Çok sayıda misafiri ağırlamak için yeterli alan bulunmaması nedeniyle civardaki bazı binalar boşaltıldı ve Rus diplomatik misyonunun bünyesine dahil edilmiştir.


Binalardan biri Ağustos 1922’de yandığı bilinmektedir. Sovyet sanatçı Yevgeniy Lansere’nin 1922 yazında Anadolu’yu ziyaretinden sonra yazdığı “Ankara Yazı” adlı kitaptaki anılarda bu yangından söz edilmiştir. 


1922’de Türk hükümeti Sovyetler Birliği’ne Atatürk Bulvarı No.106’daki araziyi (günümüzde Ticaret Temsilciliği) hediye edilmiş ve kısa süre sonra arazide inşaat çalışmalarına başlanmıştır. Sovyet Büyükelçiliği, 1927 yılında ana hizmet binasının inşası tamamlandığında bu gayrimenkulü resmen mülkiyetine dahil etmiştir. Binanın mimarlığını Rus avangardının kuramcısı, SSCB   İnşaat ve Mimarlık Akademisi muhabir üyesi, Mimarlık Enstitüsü Rektörü olan Genrich Ludwig yapmıştır. Ludwig, Afganistan ve Polonya’nın Ankara’daki elçilik binalarını da tasarlamıştır.

SSCB’nin Ankara Büyükelçiliği Binası. 1930’lu yıllar


Anıtkabir’deki müzede yer alan “İç ve Dış Politika Gelişmeleri (1923-1938)” ile ilgili salonda, Türkiye’nin başkentindeki ilk yabancı diplomatik temsilciliklerin inşaat fotoğraflarının sergilendiği bir stant bulunmaktadır. 1926 yılında çekilen bir fotoğrafta, Atatürk Bulvarı’ndaki SSCB Büyükelçiliği’nin inşaat aşaması görülmektedir. 1930 ve 1937 tarihli fotoğraflarda Almanya ve Fransa’nın diplomatik misyonlarının inşa halinde binaları yer almaktadır.


Türkiye Cumhuriyeti Birinci Cumhurbaşkanı M. Kemal Atatürk, Sovyet Büyükelçiliği’nin bu binasını birkaç kez ziyaret etmiştir. İkinci kattaki salonda Atatürk’ün de katıldığı diplomatik resepsiyonlar düzenlenmiştir. Ekim Devrimi’nin 10. yılı vesilesiyle 7 Kasım 1927’de Türk liderin katılımıyla burada gerçekleştirilen resepsiyonda çekilen fotoğraf oldukça bilinen bir fotoğraftır.


Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı M. Kemal Atatürk, Başbakan İsmet İnönü, SSCB Yetkili Temsilcisi Yakov Suriz’in katıldığı diplomatik yemek. 7 Kasım 1927


Yakov Suriz, Lev Karahan, Mihail Karskiy, Aleksey Terenytev, Sergey Vinogradov, Aleksandr Lavrişev, Boris Podtserov, Nikita Rıjov gibi büyükelçiler de dahil olmak üzere ünlü Sovyet diplomatların adları bu binayla ilişkilidir.


1940’lı yıllarda Rus kozmonot Yuriy Baturin’in ebeveynleri Atatürk Bulvarı üzerindeki büyükelçilik binasında görev yapmış, Baturin de, Ankara’yı birkaç kez ziyaret etmiş ve yurttaşlarının yanı sıra Türk halkıyla bir araya gelmiştir. Yuriy Baturin, babası Mihail Baturin’in Türkiye’deki çalışmaları da dahil olmak üzere yaşam yolculuğunu konu alan “Kaşifin Dosyası” adlı bir kitap yazmıştır. Kozmonotun annesi Natalya Gradova, “Yalnız Değildim. Hatıra ve Fotoğraf Andacı” adlı anı kitabında Ankara’daki günlerini anlatmıştır.


Rusya Büyükelçiliği bugünkü binasına taşındıktan sonra, bu gayrimenkul 1962 yılında SSCB Dışişleri Bakanlığı’ndan Dış Ticaret Bakanlığı’na devredilmiştir. 1960’lı yıllarda Atatürk Bulvarı’ndaki bina restore edilmiştir.


Büyükelçiliğin modern binası.


Türkiye’deki Rus diplomatik misyonu, haklı olarak Ankara’daki en büyük ve görkemli diplomatik misyonlardan biri olarak kabul edilmektedir. Büyükelçilik, Çankaya ilçesinin sakin bir mahallesinde Çankaya Köşkü’ne yakın bir mesafede bulunmaktadır.


Bu arazi, 1957 yılında SSCB Hükümeti tarafından satın alınmıştır. İdare ve temsilcilik binasının inşaatı, 30 Haziran 1960’da başlamış ve resmi kabul tutanağı imzalanarak 27 Mart 1962’de tamamlanmıştır.   


Büyükelçilik kompleksi, Sovyet mimar, devlet sanatçısı, Moskova’daki Poklonnaya Tepesi Büyük Anavatan Savaşı Müzesi ile SSCB’nin Bonn Büyükelçiliği'nin (günümüzde Rusya Başkonsolosluğu) tasarımcısı Vladimir Bogdanov tarafından tasarlanmıştır. Bina, konstrüktivizm tarzında inşa edilmiş, dış cephesi kireç tüfünden (traverten) yapılmıştır.


Nikita Rıjov, Andrey Smirnov, Vasiliy Grubyakov, Aleksey Rodionov, Vladimir Lavrov, Albert Çernışev, Vadim Kuznetsov, Alexander Lebedev, Pyotr Stegniy, Vladimir İvanovsky, Andrey Karlov burada farklı dönemlerde büyükelçi olarak görev yapmıştır. Tesis, protokol etkinlikleri, konferanslar, konserler ve çalışma görüşmelerinin yapıldığı bir mekan olarak hizmet vermektedir.



Misafirler, konser salonunda 1700-1917 yılları arasında görev yapan Rusya İmparatorluğu’nun Osmanlı İmparatorluğu Büyükelçilerinin fotoğraf galerisinin yanı sıra SSCB ve Rusya Federasyonu’nun Türkiye Cumhuriyeti’ndeki diplomatik misyon başkanlarının portrelerini görebilirler. Girişte yer alan Rusya İmparatorluğu ve Osmanlı İmparatorluğu ile SSCB ve modern Rusya armaları, bir zamanlar İstanbul’daki Rusya İmparatorluğu sarayını süsleyen büyükelçiliğin birçok dekorasyon malzemesi gibi nesiller ve tarihsel süreklilik arasındaki bağlantıyı yansıtmaktadır.  



Misafirler, süslemesinde kullanılan kristal avizeler nedeniyle “Kristal Salon” olarak adlandırılan salondan geçerek diplomatik temsilciliğin en önemli tören salonu olan “Beyaz Salon”a girmektedir. Bu salonda, çeşitli yıllarda Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, vb. gibi önde gelen Türk siyasetçilerin de katıldığı diplomatik resepsiyonlar düzenlenmektedir. SSCB Yüksek Sovyet Başkanlığı Başkanı Nikolay Podgornıy’ın Nisan 1972’de Türkiye Cumhuriyeti’ne yaptığı cevabi ziyaretiyle ilgili belgeselde, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay onuruna Sovyet elçiliğinde düzenlenen resmi yemek sırasında çekilen ve bu salonun 1970’lerde nasıl göründüğüne dair bir izlenim edinme imkanı sunan görüntüler yer almaktadır.



Günümüzde salonun duvarlarını Sovyet ve Rus sanatçıların resimleri süslemektedir. Sergey Voznesenskiy’in “Dağ Köyü”, Mikhail Tsvetov’un “Eski Karaağaç”, Aleksandr Tikhomirov’un “Kış Mevsiminde Nehir”, İvan Neçayev’in “Bahar”, Lidiya Brodskaya’nın “Dondurucu Akşam” ve “Yenisey’de” tabloları, Rusya’nın devasa coğrafyasının özellikleriyle tanışma, Rus klasiklerinde yüceltilen Rus devletinin doğa güzelliklerinin ve zenginliklerinin tadını çıkarma imkanı sunmaktadır.



“Kristal Salon”daki merdivenlerden yukarı çıktığınızda daha az sayıda kişilerin katılımıyla gerçekleştirilen protokol etkinliklerinin yapıldığı rahat “Temsilcilik Misafirhanesi”ne girebilirsiniz. Burada, gümüş, bronz, porselen ve kristalden antika eşyaların sergilendiği vitrinler ziyaretçilerin ilgisini çekmektedir. Bunların arasında, İstanbul’daki Rus sarayından getirilen, 1924 yılında SSCB adına Rusya İmparatorluğu’nun taşınır ve taşınmaz mülklerini kabul eden Vatana İade Delegasyonu Başkanı Vladimir Potemkin’in kendi raporlarında bahsettiği büyükelçiliğin ünlü gümüş takımındaki çay seti de bulunmaktadır.


Servis takımı, St.Petersburg’daki “İngiliz Mağazası” olarak bilinen büyük mücevher şirketi Nickols & Plinke tarafından üretilmiştir. Nevskiy Bulvarı ve Bolşaya Morskaya Caddesi’nin köşesinde bulunan şirketin adı, şirketin 19. yüzyılın ilk yarısındaki sahipleri olan, 1804 yılında Rusya vatandaşlığına geçen İngiliz asıllı Karl Nickols ve Konstantin Plinke’den gelmektedir. Nickols & Plinke, imparatorluk sarayına malzeme tedarik ediyordu. Büyük Rus yazar Aleksandr Puşkin’in “İngiliz Mağazası”nı ziyaret etmeyi sevdiği bilinmektedir. 



Zira burada, üzerinde çapraz mavi kılıçlardan oluşan karakteristik amblemin yer aldığı, ünlü Meissen porseleniyle imal edilen ürünler bulunmaktadır. Salonda Yüce Saray’ın tedarikçisi ünlü Karl Faberge şirketi tarafından üretilen kesme kristal sürahiler, porselen biblolar, saatler ve şamdanlar gibi süs eşyaları bulunmaktadır.


“Temsilcilik Misafirhanesi”nin bir diğer özelliği, benzersiz Pers halılarıdır. “Süleyman’ın Hükmü”nün basılı olduğu bu halılardan birine benzeyen halı, Tahran Halı Müzesi’ndeki sergide sergilenmektedir.


Halıda, Kur’an-ı Kerim ve Müslüman düşünürler tarafından ortaya koyulan, insanların ve meleklerin dünyalarının sürekliliğini ve birbiriyle etkileşimini simgeleyen Safevi sanatına özgü sayısız melek açıkça görülmektedir. Tuvalin üst tarafında karakteristik bir figür görülmektedir: Bir melek bir nar meyvesi getirmekte ve diğer bir melek elinde bir tavus kuşuyla gökyüzünde uçmaktadır. Sembollerin her birinin genel kabul gören Müslüman metaforları dilinde özel bir anlamı vardır. Şöyle ki, tavus kuşu bir cennet kuşu iken, nar meyvesi de insan ruhunu yücelten saf bilgidir. Tuvalde, Müslüman algısının özelliklerini yansıtan, meleklerin insanın mükemmelliğine karşı hayranlık duyduğu düşüncesi açıkça görülmektedir. Meleklere ek olarak, halı üzerinde Safevi sanatının diğer sembolik görselleri de yer almaktadır: Süleyman’ın emrinde olan bir ejderhanın başı, kuyruğu ve gövdesinin yer aldığı ile divalar ve cinler. Peygamberin yanında, Sava Kraliçesi Bilkis’in oturduğunu, onların üzerinde Süleyman’ın ibibik kuşunun bulunduğunu varsayabiliriz. Kompozisyonu, yaşam kaynağının sularıyla beslenen Genesis ağacının bir sembolü olan bir ağaç, çiçeklerle kaplı arka plan ve cennetin bariz simgeleri olan hayvanlar tamamlamaktadır.   


“Temsilcilik Misafirhanesi”nin ve “Kristal Salon”un dekorasyonu, bu mekana şıklık ve ihtişam kazandıran mobilya parçalarıyla tamamlanmaktadır. Zarif koltuklar ve sandalyeler (“dayanıklı ve yüksek kaliteli”), 19. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’ndaki Rusya İmparatorluğu sarayı için Viyana ve Odessa’nın en iyi ustaları tarafından hazırlanmış ve ayrıca Fransız tüccarlar G. Buissen ve L. Carrier’e de sipariş edilmiştir.


Temsilcilik Misafirhanesi’nin duvarları ünlü sanatçı İvan Ayvazovskiy’in torunu Aleksey Ganzen tarafından çizilen “Rıhtım”, Sovyet ressam Aleksey Gritsay’in tuvalinden çıkan “Mayısta Ormanda”, 20. yüzyılın ilk yarısında yaşayan ve resimlerin Rusya’daki birçok galeride sergilenen Rus sanatçı Sergey Lednev-Şukin tarafından yapılan “Altın Sonbahar”, A.B. Nevetskiy’in “Dere” ve Aleksander Tihomirov’un “Mart Sisi” adlı tablolarıyla süslenmiştir.  


Büyükelçiliğin hizmet binasının girişinde 19 Aralık 2016’da Ankara’da görevi başındayken bir terör saldırısı sonucu öldürülen Rusya’nın eski Türkiye Büyükelçisi ve Rusya Kahramanı Andrey Karlov’un anıtı bulunmaktadır. Bronz büst, Rusya Diplomatlar Birliği’nin siparişi üzerine ünlü Moskovalı heykeltıraşlar N.A. Kuznetsova ve N.A. Muromskiy tarafından, Rusya Dışişleri Bakanlığı merkez birimindeki ve yurtdışı temsilciliklerindeki çalışanlar tarafından toplanan maddi kaynaklarla yapılmıştır. Büstün açılışı, 24 Kasım 2017’de, hayatını kaybeden Rus diplomatın eşi Marina Karlova’nın katılımıyla yapılmıştır.   



Ağustos 2017’de Rusya Kahramanı Andrey Karlov’un adının verildiği Büyükelçilik bünyesindeki ortaöğretim okulunda trajik şekilde hayatını kaybeden büyükelçinin masa üstü malzemeleri, anahtarlığı, not defteri, rozetleri, hatıra madalyaları, vb. gibi kişisel eşyalarının yer aldığı küçük bir müze açılmıştır.


Büyükelçiliğin bulunduğu sokağın adı (Karyağdı Sokak), 9 Ocak 2017’de Ankara kent meclisinin aldığı kararla Andrey Karlov Sokağı olarak değiştirilmiştir. Sokağa ölen elçinin adının verildiğine dair belge, 10 Ocak 2017’de Büyükelçiliğin “Temsilcilik Misafirhanesi”nde eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek tarafından Marina Karlova’ya takdim edilmiştir.