Rusya Büyükelçisi Aleksei Erkhov CNN Türk’e konuştu


30 Mayıs 2019 tarihinde Rusya Ankara Büyükelçisi Aleksei Erkhov CNN Türk’e röportaj verdi. İdlib bölgesinde yaşananları ayrıntılı olarak değerlendiren Büyükelçi Aleksei Erkhov, Suriye konusunda önemli açıklamalarda bulundu.

Röportajın metni:

SORU: Esad rejimi İdlib saldırılarını artırdı. Fosfor gazı kullanıldığı iddiaları var. Yerleşim yerlerine saldırılıyor ama Rusya rejimi durdurmuyor deniyor. Bu iddialara cevabınız ne olur?

BÜYÜKELÇİ: Her şeyden önce Idlib bölgesinde gerçekten yaşandığına bir bakalım. Malumunuz Suriye’nin Idlib bölgesi çatışmasızlık bölgesi olarak adlandırdığımız bir bölge olarak ilan edilmiştir. Yani gerilime ve silah kullanmaya son verme bölgesi.

Idlib bölgesinin özelliği o bölgede on binlerce güzel eğitilmiş motivasyonu yüksek yasa dışı olan silahlı grupların bulunduğu bir bölge, basit bir ifadeyle teröristlerin içinde bulunduğu bir bölge. Astana formatı kapsamında varılan mutabakat çerçevesinde ki bunun garantörleri Rusya, Türkiye ve Iran. O mutabakat bahsettiğimiz teröristlerin o bölgede sakin bir şekilde ikamet ederek kendilerinin çok iyi şekilde davranmaları öngörürdü. Yine ayni mutabakat çerçevesinde teröristler İdlib bölgesinden çıkmayarak etrafta bulunan Suriye askeri birliklerine, İdlib çevresinde bulunan şehirler ve kasabalara saldırıda bulunmayacaktı. Bu mutabakat şartları Rusya ile Türkiye arasında Eylül 2018’de imzalanan Soçi mutabakatı ile tescil edilmiştir.

Belli bir noktaya kadar bu mutabakat geçerliğini devam ettiriyordu. Taraflar sadık kalıyordu, belli bir gerginlik vardı ama bu kontrol edilebilir seviyedeydi. Üzüntüyle söyleyebiliriz ki bu yılın baharında bu durum kötüye gitmeye başlamıştır. Orada bulunan teröristler daha agresif hareket etmeye başlamıştır. Sadece Nisan ayı içerisinde teröristler tarafından 169 kez çatışmasızlık şartının ihlali tespit edilmiştir. Gittikçe sayısı artarak bunlar tekil atış olmaktan çıktı ve planlı top atışı ve hatta çok namlulu roketatar sistemlerinin kullanımıyla roketatar saldırıları da meydana gelmiştir, tespit edilmiştir. Altını çizerek söylüyorum sadece nisan ayı içerisinde roketatar saldırısı vaka sayısı 20 olarak tescillendi.

Bundan sonra İdlib bölgesinden Rusya Federasyonuna ait Hmeymim bölgesine yönelik insansız hava araçları uçmaya başladılar. 17 kez bu insansız hava araçlarını vurmak zorunda kaldık. Hangi ülkenin ordusu olursa olsun, Rusya, Türkiye, Suriye, Amerika . gerekli karşılık verilmek zorunda. Angajman kuralları söz konusu. Bu sebepten top atışıyla ve havadan destekle karşılık verildi. Mayıs’ta durum daha da kötüleşti. Teröristler taarruza geçti. Son iki – iki buçuk hafta içerisinde bunu bariz şekilde gözlemliyoruz. Bu sade bir harekat değildir. Çok planlı, tankların da kullanımını öngören ve top atışı desteğini de devam eden ve zırhlı araçların da içinde bulunduğu bir taarruzdan bahsediyoruz.

Sizlere ibraz etmek için sosyal ağlardan derlediğimiz teröristlerin iletişim olarak kullandığı mesajları getirdim size. Arapçadan müsaade ederseniz tercüme edeyim: mesajlardan biri ‘Devrim birlikleri Beşar Esad gruplarına ve Rus birliklerine karşı Kafr Nabuda yakınında bir taarruza geçiyor ve yerleşim alanları kontrol altına alıyoruz diye bir mesaj var’. Bahsedilen yerleşim bölgesi Kafr Nabuda.

Bir mesaj daha. üç yerleşim yeri var: ‘Kamhana, Salhab Skalbiya top ateşi altında tutuyoruz’ diye bir mesaj çıkıyor. Yanlış hatırlamıyorsam Kamhana bölgesi daha çok Şii mezhepli vatandaşların ikamet ettiği bir bölge, Skalbiya ise daha çok Hristiyanların ikamet ettiği bir bölge. Enteresan mesajlardan biri daha: ‘Grad adli füze sistemlerini kullanarak Esad birliklerinin bulunduğu Kamhana şehrini top atışı altında tuttuk’. ‘Şehir içinde hedefleri vurduk’ ne demek siz de anlarsınız. Zaten bu sivillerin hayatını kaybettiği anlamına gelir.

Ayrıca şunun da altını çizmeden edemeyeceğim terör grupları hain bir yönteme başvurarak Esada yönelik taarruza geçerken daha çok hastaneler, okullar gibi sivil yapıları kullanıyorlar. Daha da basit bir örnek vermek gerekirse bir araç üzerine kurulu bir roketatar sistemiyle hastanenin bulunduğu bir mekana gelerek roketatar sisteminden ateş edip kaçıyorlar. Bunlar hızlı bir şekilde olay yerini terk ederken Suriye’YE ait Mig-21 uçağı tabi ki hedefi vurmak için o noktayı vuruyor. Bu sebepten dolay da siviller arasında kayıplar kaçınılmaz oluyor.

SORU: Bunun bir sahte bayrak operasyonu olduğunu düşünüyor muşunuz?

Büyükelçi: Bunu tescilleyen bir bulgu elimde yok ama bunun olmayacağı anlamına gelmiyor. Bir kişi veya bir grup bu tarz sivil alt yapıyı canlı kalkan olarak kullanıyorlarsa her şeyi yaparlar.

Önemli olan olayın hangi bölgede meydana geldiği. Askerlerin kullandığı bir harita değil bu benim Şamdan bir dönem getirdiğim harita. Şurası Şam, Halep burası. Şam’dan Halep’e giderken Hama ve Homs yer almakta hafif kenarda İdlib bölgesi yer alır. Size bahsettiğim yerleşim alanları Kafr-Nabuda, Skalbiya İdlib değildir. Orası Hama bölgesine aittir. Dolayısıyla bahsettiğimiz gruplar kendi sözde askeri faaliyetlerini İdlib dışında yürütüyorlar.

Kimler bunlar buyurun size. Rusça olarak yayın yapan sosyal medya hesaplarında yaptıkları paylaşımlardan alıntıları size göstermek istiyorum. Bakınız burada askeri planlarını yapan taarruz nasıl gerçekleştireceklerini konuşan bir grup var. Bakın Ebu Muhammed el Culani Heyet Tahrir al Şam başındaki bir adam, koyu terörist. Cemil Salih Ceyş al İzza örgütünün başındaki bir adam tanınan biri. Sukur eş Şam grubunun başındaki adam Abu İssa aş Şeyh. Herkesin ılımlı bir grup olarak adlandırdığı bir oluşum Ahrar el Şam örgütünün tüm lider kadrosu yer almakta. Çok doğal olarak Suriye hükümet ordusu Rusya Federasyonunun askeri hava kuvvetlerinin desteği ile gerektiği şekilde karşılık veriyor. Çok yönlü ve çok kapsamlı çatışmalar yürütülmektedir. Bugüne kadar savaş devam ederken sivillerin kaybını önleyecek bir yöntem henüz keşfedilmemiştir. Bu sebepten “hain Suriye rejimi çok güzel insanları, barışsever teröristleri saldırıyor” demek haksızlıktır.

SORU: Beyaz fosfor gazı kullanıldığı iddiaları var buna ne diyeceksiniz?

BÜYÜKELÇİ. Beyaz fosfor konusunda bir yanlışlık vardır. Bildiğim kadarıyla beyaz fosfor normalde kimyasal silahlarda kullanılmaz. Daha çok yakıcı bir madde olarak kullanılır. Beyaz fosfor kimyasal bir maddedir ve oksijenle temas ettiğinde çok şiddetli bir yanmaya mahal verir söndürülmesi çok zordur. Bu çok korkunç ve tehlikeli tahrip gücü yüksek bir silahtır. Bu maddenin kullanımı ta 1980’de kabul edilen Aşırı Derecede Yaralayan ve Ayırım Gözetmeyen Etkileri Bulunan Belirli Konvanyonel Silahların Kullanımının Yasaklanması veya Sınırlandırılması Sözleşmesinin maddesidir. Yanlış hatırlamıyorsam beyaz fosfor içerikli silahlar ABD’nin başkanlık yaptığı koalisyonun birliklerinin Rakka ve Deyr ez Zor bölgesinde kullandığı silahlardır.

Sözde Suriye rejimi böyle bir beyaz fosfor kullanımı ile ilgili bir suçlama ile karşı karşıya kalmamıştır. Fakat yine de dediğiniz gibi her şey olabilir. Çünkü Esad hükümeti klorun kullanımı ile ilgili bir suçlama ile karşı karşıya kaldı. Hatırladığınız gibi Guta’da oldu.  Bu silahların Esad ve ordusu tarafından kullanıldığına dair somut bir delil bugüne kadar ortaya çıkmamıştır. Fakat bu tezden hareketle Şama karşı bir büyük ölçekli propoganda kampanyası yürütülmüştür.

Hem bizim hem Suriye’nin uzmanları yakında Şam’ı kimyasal silah kullanmakla suçlamak için buna benzer bir propagandanın başlatılabileceği yönünde yorumlar yapıyorlar. Yine tahminlerimiz çerçevesinde İdlib olmasa bile komşu bölgelerde Halep’te klorla ilgili bir provokasyonun yapılabilmesi gündemde tutuyor çünkü klor evlerde marketlerde bile bulabileceğiniz bir maddedir. Yine çocuk görüntüleri onları kurtaran belirsiz erkeklerin kucaklarda taşıdığını gösterecekler, meşhur Beyaz Baretler ortaya çıkacak amatörce görüntü yaparak ve bunları talep edenlere Batı’ya verecekler. Temennim bunun hiçbir zaman gerçekleşmemesi fakat gerçekleşmesi halinde herkesin bilmesini isterim bu bir provokasyon.

SORU.. İdlib muhtırasının geleceği?

BÜYÜKELÇİ.. Bu soruya cevabim çok daha kısa olacak.  Tabi ki şu an en önemlisi kan akışını durdurmak, ateşkesini sağlamak. Geçen hafta bir deneme yaptık tek taraflı olarak Suriye hükümet birlikleri ve Rusya Federasyonu havadan desteğini geçici bir süre için durdurduk. Teröristleri bunu olumlu karşılamadı ve bu tek taraflı çatışmasızlık birkaç saat bile sürmedi. Fakat çatışmayı durdurup tekrar Soçi mutabakatının oluşturduğu şartlara dönmekten başka çaremiz yok. Türk meslektaşlarımızla sürekli olarak iletişim halindeyiz. Oluşturduğumuz iletişimin önümüzde bulunan hedeflere ulaşmakta bize yardımcı olmasını ümit ediyoruz

https://www.cnnturk.com/video/dunya/idlibde-ne-oluyor-rusyanin-ankara-elcisi-cnn-turke-konustu