Nazizmin yüceltilmesi, neo-Nazizmin yayılması ve ırkçılığın, ırk ayrımcılığının, yabancı düşmanlığının ve onlarla bağlantılı hoşgörüsüzlüğün çağdaş biçimlerinin tırmanmasına katkıda bulunan diğer uygulama türlerinin yayılmasıyla ilgili durum hakkında
Rusya Federasyonu Türkiye Büyükelçiliği
Tel.: +90-312-439-21-83 ( 9:00 - 12:00 )
/

Nazizmin yüceltilmesi, neo-Nazizmin yayılması ve ırkçılığın, ırk ayrımcılığının, yabancı düşmanlığının ve onlarla bağlantılı hoşgörüsüzlüğün çağdaş biçimlerinin tırmanmasına katkıda bulunan diğer uygulama türlerinin yayılmasıyla ilgili durum hakkında

Rusya Dışişleri Bakanlığı tarafından Nazizmin yüceltilmesi, neo-Nazizmin yayılması ve ırkçılığın, ırk ayrımcılığının, yabancı düşmanlığının ve onlarla bağlantılı hoşgörüsüzlüğün çağdaş biçimlerinin tırmanmasına katkıda bulunan diğer uygulama türlerinin yayılmasıyla ilgili durum hakkında bir rapor hazırlanmıştır.Rapor, Dışişleri Bakanlığı’nın Nazi hareketi, neo-Nazizm, ırkçılık, ırk ayrımcılığı, yabancı düşmanlığı ve onlarla bağlantılı hoşgörüsüzlüğün çeşitli şekillerde yüceltilmesinin yabancı ülkelerdeki tezahürlerine dikkat çekme çabalarının bir devamı niteliğindedir.

Raporda, çeşitli ülkelerde, yabancı düşmanlığı ve ırkçılık olaylarının, saldırgan milliyetçiliğin, şovenizmin ve ırk ve din hoşgörüsüzlüğünün diğer biçimlerinin tezahürlerinin sayısında sürekli bir artışa yol açan toplumu etnik ve dilsel belirtilere göre bölmeye yönelik artan girişimlere yer verilmiştir. Bazı devletlerin hükümetleri tarafından Nazilerin suç ortaklarının yüceltilmesi ve ülkelerin ana etnik gruplarına dayalı mono-etnik toplumlar oluşturulması konusunda alınan aktif önlemler, öncelikle dilsel ve eğitimsel olmak üzere ulusal azınlıkların ve etnik grupların haklarının korunması sorununu belirgin şekilde derinleştirmektedir. Bu eylemler için “ayrımcı eylemler” ifadesinin dışında bir tanımlama kullanılması mümkün değildir. En endişe verici durumun Baltık ülkelerinde ve Ukrayna’da ortaya çıktığına dikkat çekilmesi gerekir.

Bu bağlamda, (nüfusun belirli gruplarına yönelik) ırkçılık ve hoşgörüsüzlüğün tezahürlerine karşı hiçbir adım atılmamasının hükümetler tarafından ifade özgürlüğü hakkının sözde mutlak doğasına atıfta bulunularak gerekçelendirilmesi, bu endişeyi artırmaktadır. BM, AGİT ve Avrupa Konseyi çerçevesinde geliştirilen ve işleyen, Nazizm, ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve onlarla bağlantılı hoşgörüsüzlüğün yüceltilmesinin tezahürlerini reddeden, kınayan ve engelleyen yasal mekanizmalara rağmen, bu tür saygısız ve ayrımcı uygulamalar bazı devletlerde giderek artmaktadır.

Uluslararası insan hakları sözleşmelerinin ve en başta da Her Türlü Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Uluslararası Sözleşme’nin hükümlerinin, ilgili olumsuz tezahürlere karşı koymak için en önemli düzenleyici yasal çerçeveler ve onlara karşı çok taraflı işbirliğinin geliştirilmesinin temeli olduğunu vurgulamak isteriz. Sözleşmenin tarafları, Rusya’nın inisiyatifinin aleyhinde oy kullanan veya çekimser kalan ülkeler de dahil olmak üzere, BM’ye üye devletlerin ezici çoğunluğunu oluşturmaktadır.

Uluslararası ve ulusal kaynaklardan elde edilen verilere dayanılarak raporda, odak ülkelerdeki Nazi hareketinin, neo-Nazizmin, ırkçılığın, ırk ayrımcılığının, yabancı düşmanlığının ve onlarla bağlantılı hoşgörüsüzlüğün yüceltilmesinin farklı biçimlerdeki yeni tezahürleri hakkında olgusal bilgilere ve ayrıca yasal ve uygulamalı düzeylerde bu olgularla mücadele etmeye yönelik en iyi uygulamalara ilişkin ilave örneklere yer verilmiştir.


www.mid.ru