18 Ekim / 2018

Kırım, Rusya ve Türkiye arasında köprü olabilir ve olmalıdır

Kırım, Rusya ve Türkiye arasında köprü olabilir ve olmalıdır

18 Ekim 2018 tarihinde Sputnik.Türkiye haber ajansında Rusya Federasyonu’na bağlı Kırım Cumhuriyeti Başkanı Sergey Aksenov’un ‘Kırım, Rusya ve Türkiye arasında köprü olabilir ve olmalıdır’ adlı makalesi yayınlandı.

Kırım, Rusya ve Türkiye arasında köprü olabilir ve olmalıdır

Kırım Cumhuriyeti, Rusya’nın dinamik şekilde gelişen bir bölgesidir. 2017 yılı sonu itibarıyla ekonomik büyüme %10 olarak kaydedilmiş ve bu göstergeyle son on yılın rekoru kırılmıştır. Kıyaslamak gerekirse; 2013 yılında, yarımadamız henüz Ukrayna’nın sınırları içinde yer alırken bu gösterge 10 kat daha düşüktü.

Kalkınma ve özgürlük

Kırım’ın Rusya ile yeniden birleşmesini müteakip Rusya Federasyonu hükümetinin önünde yarımadanın altyapısını kısa süre içinde modernize etmek gibi çok zorlu bir görev vardı. Uzmanların görüşüne göre, o dönemde Kırım Cumhuriyeti ve Sivastopol, kalkınma seviyesi bakımından Rusya’nın diğer bölgelerinin en az 15 yıl gerisinde kalmıştır. Bu sorunun çözümü için “Kırım Cumhuriyeti’nin ve Sivastopol kentinin 2020 yılına kadar sosyo-ekonomik kalkınması” adlı federal hedef programı kabul edilmiştir. Hükümet, Kırım’ın yeniden canlanması için 680 milyar rublenin üzerinde kaynak ayırmıştır. Daha sonra bu tutar, ciddi şekilde artırılarak 825 milyar ruble veya 13 milyar dolar seviyesine çıkarılmıştır. Kalkınma programına yarımadanın çeşitli köşelerindeki yüzlerce tesis dahil edilmiştir. Kırım, büyük bir şantiyeye dönüşmüş ve görsel olarak değişmeye başlamıştır. Federal hedef programındaki ana tesisler, Kırım Köprüsü, “Tavrida” otoyolu, “Simferopol” havalimanının yeni terminali, Simferopol ve Sivastopol’deki termik elektrik santrali, yarımadayı anakarayla birleştiren enerji köprüsü inşaatı olurken, yarımadaya su tedarikinde ve benzeri alanlarda bağımsızlık kazandırılması için önlemler alınmaktadır. Kırım’a günümüzde karayolu ve havayolu ile ulaşabilen turistler ve misafirler, daha güzel unsurları beraberinde getiren bu değişiklikleri hissetmiştir.

Bu yıl, yarımadamızı Taman kıyısıyla birleştiren Kırım Köprüsü ve yılda 6.5 milyon yolcu taşıma kapasitesine sahip “Simferopol” havalimanının yeni terminali gibi son derece önemli altyapı tesisleri hizmete alınmıştır. Bunların sonucu olarak ekonomik kalkınmada büyük bir ivme yakalanmıştır. Örneğin; turist akını geçen yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık üç kat arttı. Temmuz ayının başındaki verilere göre yarımada, iki buçuk milyondan fazla turist ağırladı (2017 yılının tamamında Kırım’ı yaklaşık 5 milyon 400 bin turist ziyaret etti).

Turizm alanındaki stratejik hedefimiz, yarımadayı 9-10 milyon turistin ziyaret ettiği Sovyet dönemindeki göstergelere ulaşmaktır. Turizm beldelerindeki altyapıların modernizasyonu, yabancılar da dahil olmak üzere potansiyel yatırımcılar için devasa bir faaliyet alanı teşkil etmektedir.

Enerji ve ulaşım altyapılarını yenileme çalışmaları önümüzdeki aylarda devam edecektir. Simferopol ve Sivastopol’deki yeni elektrik santrallerinden ilk elektrik akımı verilecek olup, yeni “Tavrida” otoyolundan ilk otomobiller yıl sonuna kadar geçmeye başlayacaktır. “Tavrida”, Rus yarımadasının ana ulaşım arteri olacaktır. Önümüzdeki yıl Kırım Köprüsü’nün demiryolu kısmı trafiğe açılacak olup, bu demiryolu hattı, bölgemizi Rusya’nın anakarasına stabil demiryolu ulaşımıyla bağlayacaktır.

Kırım için son derece önemli olan tüm altyapı projeleri, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in şahsi denetimi altında gerçekleştirilmektedir.

Kırım’ın temel rekabet avantajlarından biri, 2015 yılının başından bu yana faaliyette olan serbest ekonomi bölgesidir. Bu bölge, yatırımcılar için önemli vergi avantajları ve çeşitli ayrıcalıklar sunmaktadır. Bugün itibarıyla serbest ekonomi bölgesinde yer alan katılımcıların sayısı, 1300’e yaklaşmakta olup, beyan edilen yatırımların hacmi 120 milyar rubleyi aşmaktadır. 41 binden fazla istihdam yeri oluşturulması planlanmaktadır. Serbest ekonomi bölgesi çerçevesindeki projelerin hayata geçirilmesi için halihazırda 48 milyar rublenin üzerinde kaynak aktarılmış ve yaklaşık 26 bin istihdam yeri oluşturulmuştur. En yoğun yatırım hacmi, sanayi, sanatoryum ve tatil, tarım, inşaat, ticaret, ulaşım, yakıt-enerji kompleksi alanlarında kaydedilmektedir.

Söz ve iş

Kırım topraklarında, kurucuları 30’un üzerinde ülkeden yabancı şirketler ve şahıslardan oluşan yaklaşık 3 bin kuruluş tescil edilmiştir. Bunlar arasında Türk firmaları da yer almaktadır. Kırım’daki Türk iş dünyası varlığının artırılması için de imkan sunmaya hazırız.

Yabancı yatırımcıların bölgedeki varlıklarını kamuoyuna duyurmadan yarımadada çalışma imkanına sahip olduklarını belirtmek isterim.

Yalta Uluslararası Ekonomi Forumu, Kırım’daki yatırım imkanlarının sunulması açısından önemli bir platform olmuştur. Yalta Uluslararası Ekonomi Forumu, Saint Petersburg, Doğu ve Soçi yatırım forumlarıyla birlikte Rusya’nın önde gelen dört ekonomi forumu arasında yer almaktadır.

Nisan 2018’de düzenlenen 4. Yalta Uluslararası Ekonomi Forumu’na 71 ülkeden 3 binden fazla misafir katılmıştır. Katılımcılar arasında İtalya, Fransa, Avusturya, Almanya, Türkiye, ABD, İngiltere, Polonya, Ukrayna, Suriye, Lübnan ve diğer ülkelerden iş insanları, siyasetçiler, sivil toplum temsilcileri, basın-yayın temsilcileri ve uzmanlar yer almıştır.

Forumun sonunda toplam 162 milyar ruble hacme sahip 70 anlaşma ve memorandum imzalanmıştır. Bu arada, Simferopol havalimanının yeni terminalinin inşasıyla ilgili kapsamlı yatırım anlaşması da 2016 yılında 2. Yalta Uluslararası Ekonomi Forumu’nda imzalanmıştır. Bu benzersiz yapı, iki yılın ardından ilk yolcularını kabul etmeye başlamıştır. Tüm bunlar, Kırım’da söz ve iş, proje ve gerçekleşme, hayal ve gerçek arasındaki mesafenin minimum seviyede olduğunun kanıtıdır.

Bu vesileyle Türk iş insanlarını, siyasetçileri, gazetecileri Nisan 2019’da düzenlenecek 5. Yalta Uluslararası Ekonomi Forumu’na davet etmek isterim.

Kırım ekonomisindeki pozitif değişimler, yarımadanın bütçesindeki girdilerin istikrarlı bir şekilde artmasını sağlamaktadır: 2017 yılının sonu itibarıyla vergisel ve vergisel olmayan girdiler, 47 milyar ruble olmuştur. Ukrayna döneminde, Kırım’ın bütçesi, karşılaştırılabilir büyüklükler bakımından iki kat daha küçüktü. Federal yardım da göz önünde bulundurulduğunda, Kırım bütçesinin giderleri, 2017 yılında yaklaşık 162 milyar ruble olarak gerçekleşmiştir. Bu gösterge, Ukrayna dönemi için fantezi niteliğinde bir hacimdir.

Gösterge niteliğinde bir rakam daha bulunmaktadır. 2014 Mart’tan bu yana Rusya’ya bağlı Kırım’daki kreşlerde 17 bin yeni kontenjan oluşturulmuştur. Bu yıl 6 bin kontenjan daha oluşturulacaktır. Bu, gerek mevcut kreşlerin yeniden yapılandırılması ve tadilatı, gerekse de yeni kreşlerin inşası vasıtasıyla gerçekleştirilmiştir.

Kıyaslamak gerekirse; Kırım’ın Ukrayna topraklarında bulunduğu 23 yıllık dönemde yarımadadaki kreşlerde 266 kişilik kontenjan oluşturulmuştur. Bu, Ukrayna hükümetinin Kırımlılara yaklaşımının göstergesidir.

Barış ve uzlaşı

Rusya ve Kırım hükümetlerinin en öncelikli görevlerinden biri, yarımadadaki halklar arasında barış ve uzlaşıyı güçlendirmektir. Nisan 2014’te kabul edilen Kırım Anayasası, Rusça, Ukraynaca ve Kırım-Tatar dilleri olmak üzere üç dili resmi dil olarak tanımlamıştır. Ukrayna döneminde, bunun ancak hayali kurulabilirdi.

21 Nisan 2014’te, Kırım’ın Rusya’ya yeniden birleşmesinden bir ay sonra Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, “Ermeni, Bulgar, Yunan, İtalyan, Kırım Tatarları ve Alman halklarının rehabilitasyonuna ilişkin önlemler ve onların yeniden canlanma ve kalkınmasına yönelik devlet desteği hakkında” başlıklı kararnameyi imzalamıştır.

Ukrayna, 23 yıl boyunca böyle bir adım atmamıştır.

“Kırım Cumhuriyeti’nin ve Sivastopol kentinin 2020 yılına kadar sosyo-ekonomik kalkınması” adlı federal hedef programında rehabilite edilmiş halklara konut temin edilmesi, bu halkların sosyo-kültürel ve manevi gelişimi için 10 milyar ruble kaynak ayrılması planlanmıştır. Kiev yönetimi, bu tür kaynakları hiçbir zaman ayırmamıştır.

Geçen yıl bu amaçlar için 1 milyar 700 milyon rublenin üzerinde kaynak aktarılmış olup, bu yıl bunlar için ayrılacak finansman iki katın üzerinde artırılacaktır.

2017 yılında federal hedef programı kapsamında, Kırım Tatarlarının toplu olarak yaşadığı yerlerde 36 yatırım projesinin gerçekleştirilmesine devam edilmiştir. Projeler kapsamında konut, kreş, okul, elektrik, su, gaz tedarik şebekeleri, kanalizasyon ve yol inşaatları gerçekleştirilmiştir. Bu tesislerin 2018 ve 2019 yıllarında hizmete alınması planlanmaktadır.

Geçen yıl Kırım Tatarlarının toplu olarak yaşadığı Simferopol’ün Fontanı mahallesindeki okulun açılması da sembolik öneme sahip gelişmelerden biri olmuştur. Bu, Kırım’daki en modern okullardan biridir. Bu okul, inşası Ukrayna’nın tüm bağımsızlık yılları boyunca tamamlanamadığı ve artık yıkılmaya başladığı için sembolik bir yapı haline gelmiştir. Kırım’ın başkenti Simferopol’deki sakinler, okulun yıllar boyunca inşa edilememesine ironiyle yaklaşarak burayı ‘dört Ukrayna devlet başkanı tarafından inşa edilemeyen okul’ olarak adlandırmıştır.

Kırım’da geçtiğimiz eğitim-öğretim yılında Kırım Tatar dilinde eğitim verilen toplam 15 okul ve 348 derslik hizmete açılmıştır. Eğitim-öğretim kurumları, bir yıl içinde Kırım Tatar dili ve edebiyatıyla ilgili 80 binden fazla kitap teslim almıştır.

Kırım Tatar devlet kanalı “Millet” ve ilk Kırım Tatar devlet radyosu “Vatan Sedası”, başarılı bir şekilde çalışmalarını sürdürmektedir.

Kırım Tatarları, yarımadadaki kurumlarda tüm seviyelerde layıkıyla temsil edilmektedir. Hükümet ve halk arasında stabil bir iletişim tesis edilmesi amacıyla Kırım Cumhuriyeti liderine bağlı Kırım Tatar Toplum Konseyi kurulmuştur. Din, spor, kültür, sağlık ve eğitim alanlarından temsilciler konseyde yer almıştır.

Kırım Müslümanlarının Şubat 2018’de yaptığı son kurultayda, farklı alanlardan 15 uzmanın yer aldığı, ‘Şura’ adı verilen Kırım Tatar Halkı İstişare Konseyi kurulmasına karar verilmiştir. Konseyin üyeleri de, delegeler tarafından yapılan açık oylamayla onaylanmıştır. Böylelikle, geçmişte Kurultayın yürütme organı olarak kabul edilen sözde Meclisin mevcudiyetini sürdürmesi için gereken hukuki gerekçeler ortadan kalkmıştır. Daha önce bu kuruluş, liderlerinin uluslararası teröristlerle olan bağları nedeniyle aşırıcı kabul edilmiş ve Rusya’daki faaliyetleri yasaklanmıştır.

Bölgemizdeki geleneksel mezheplerin temsilcilerinin yer aldığı, “Barış - Tanrı’nın hediyesi” adlı Kırım Dinlerarası Konseyi’nin faaliyetleri, yarımadada birlik ve uzlaşı açısından önemli bir faktör olmuştur. Simferopol ve Kırım Metropoliti Lazar ile Kırım Müftüsü Hacı Emirali Ablayev, konseye başkanlık etmektedir.

Rusya Federasyonu Devlet Başkanlığı İdaresi ve Kırım hükümeti, Kırım ve Sivastopol Müslümanları Dini İdaresi’ne hac organizasyonu konusunda destek vermektedir. Geçtiğimiz yıl İslam’ın kutsal topraklarını 375 Kırımlı ziyaret etmiştir. Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı, Kırım’da resmi tatil günü ilan edilmiştir. Simferepol’deki Ulu Camii de Rusya Devlet Başkanı’nın himayelerinde inşa edilmektedir. Camiinin inşasını 2019 yılında bitirmeyi planlıyoruz.

Sözlerime son verirken okurlarınızı Kırım’a davet etmek isterim. Gelin, görün ve çıkarımlarda bulunun. Güzel bir Rus atasözü vardır: Bir kere görmek, yüz kere duymaktan daha iyidir. Yarımadamız, Rusya ve Türkiye arasında dostluk ve işbirliği köprüsü olabilir ve olmalıdır.

Kırım Cumhuriyeti Başkanı Sergey Aksenov

https://tr.sputniknews.com/rusya/201810181035723528-kirim-rusya-ve-turkiye-arasinda-kopru-olabilir-ve-olmalidir/