27 Mart

Hizbut Tahrir terör örgütü üyelerinin Kırım’da yakalanması hakkında

27 Mart’ta Kırım’da Federal Güvenlik Servisi (FSB) çalışanları, Rusya’da yasaklı bulunan Hizbut Tahrir terör örgütünün 20 üyesini yakaladı. Yakalananlar arasında örgütün lideri ve çeşitli kademelerdeki üyeleri yer alıyor. FSB’den yapılan açıklamaya göre, örgüt üyeleri, yarımada sakinleri arasında aşırılık ideolojisini yayarak Kırımlı Müslümanları örgüte dahil etti. Terör örgütü üyelerine yönelik operasyon sırasında Rusya’da yasaklı bulunan propaganda malzemeleri ile terör faaliyetlerinin yürütülmesi sırasında kullanılan haberleşme cihazları ve elektronik veri depolama araçları ele geçirildi.

Hizbut Tahrir, Rusya Başsavcılığı’nın mütalaasına ve FSB’nin bulgularına istinaden Yüksek Mahkeme tarafından alınan kararla Rusya Federasyonu’nda Şubat 2004’te yasaklı örgüt ilan edilmiştir. Rusya Federasyonu Yüksek Mahkemesi’nin kararına göre örgüt, “Müslüman olmayan hükümetleri devirme ve Rusya ile BDT ülkeleri de dahil olmak üzere, öncelikle ağırlıklı olarak Müslüman nüfusun yaşadığı bölgelerde ‘küresel İslam halifeliği’ kurarak dünya genelinde bir İslami yönetim kurma amacı taşıyor.” Belgede ifade edilenlere göre, örgütün ana faaliyetleri arasında ‘diğer dinlere karşı hoşgörüsüzlüğü barındıran şiddet içerikli İslamcı propaganda, aktif şekilde yeni üyeler kazandırma, toplumu bölmek için amaca yönelik çalışmalar yapma (en başta güçlü finansal desteğe dayalı propagandist çalışmalar)’ yer alıyor.

Kırım Müftü Yardımcısı Ayder İsmailov’un sözlerine göre, Kırım Müslümanları Dini İdaresi, kuruluşundan bu yana aşırılık yanlısı, Kırımlı Müslümanlar için geleneksel olmayan akımların yayılmasına her zaman karşı çıktı. Zira bu tür tarikatlar, Kırım’daki Müslüman toplumda bölünmelere neden oluyor. Ayder İsmailov, Hizbut Tahrir temsilcilerinin öne sürdüğü gibi Kırım’da Müslümanların haklarının hiçbir şekilde ihlal edilmediğini belirterek, “İnananlar, özgür bir şekilde camilere giderek namaz kılabiliyor, dini eğitim kurumlarında öğrenim görebiliyor ve İslam’ı vaaz edebiliyor” dedi.

Kırım Cumhuriyeti lideri Sergey Aksenov şu ifadeleri kullandı: “Tüm soruşturma faaliyetleri hukuk çerçevesinde, daha önce açılan cezai davalar kapsamında yürütülüyor. Yarımadada baskı uygulandığına dair her türlü iddia; yalan ve demagoji olup meseleye siyasi boyut kazandırma girişimidir. Suçun ve aşırıcılığın milleti ve dini aidiyeti yoktur. Yabancı ülkelerin çıkarlarına hizmet eden yasaklı örgütlerin tüm üyeleri, ulusal aidiyetlerinden bağımsız olarak Rusya Federasyonu yasalarına uygun şekilde hesap verecektir.”

Konuyla ilgili açıklamalar yapan Rusya Federasyonu Devlet Duması Kırım milletvekili Ruslan Balbek, yurtdışından finanse edilen bir Hizbut Tahrir terör örgütü hücresinin Kırım’da varlığını sürdürmeye devam ettiğini belirtti. Bununla birlikte Balbek, kendi aralarında önceden çatışan Hizbut Tahrir ve sözde Kırım Tatar Halk Meclisi yanlılarının, günümüzde çabalarını fiili olarak birleştirdiğini vurguladı. Balbek, Meclis’in Kırım Tatarlarının desteğini alamadığına ve bu nedenle Rusya karşıtı eylemlerinde Hizbut Tahrir’e bel bağladığına da dikkat çekti.

Bölgesel ve toplumsal kuruluş ‘Kırım Birliği’ ve Kırım Tatar Halkı Toplumsal Konseyi Başkan Yardımcısı Rüstem Nimetullayev’e göre ise, Hizbut Tahrir yanlılarının yakalanmasıyla ilgili olarak Ukrayna’da kopan gürültü, Kırım’daki “milli tekneyi sallama” arzusuyla açıklanıyor ve yarımadanın sakinleri arasında bölünmeye yol açmak için tasarlanan bir başka spekülasyon olma özelliği taşıyor.