Büyükelçilik basın sözcüsünün Rusya’da kabul edilen Eğitim Yasası’ndaki düzenlemelerle ilgili soruya yanıtı

Soru: 14 Ağustos’ta Rusya’da Eğitim Yasası’nın yeni versiyonu yürürlüğe girdi. Türkiye de dahil olmak üzere, yasaya getirilen bazı eleştirilerde, yapılan düzenlemelerin Rusya Federasyonu’ndaki ana dillerin ‘kaybolmasına’ yol açacağı öne sürülüyor. Bu konudaki yorumunuz nedir?

Cevap: Yasanın Rusya halklarının dilsel ve kültürel kimliklerinin korunmasına darbe indireceği yönündeki iddialar gerçeklikten uzaktır. Rusya Federasyonu’nun ulusal cumhuriyetlerinde yaşayan çocuklar, önceden olduğu gibi zorunlu (seçmeli değil!) okul müfredatı çerçevesinde kendi halklarının dilini öğrenebileceği gibi herhangi bir bölgenin eğitim sisteminin özelliklerine uygun olarak tamamen ana dillerinde öğrenim görebileceklerdir.

Neler değişti? Şu anda yaşadıkları federal cumhuriyetin dili ana dilleri olmayan çocuklar, kendi ana dillerini öğrenme hakkını elde etti. Yasa için teklif edilen düzenlemeler, Rusya’daki genel eğitim verilen okullarda, öğrenim dilinin veya öğrenilecek bir dilin seçiminin reşit olmayan öğrencilerin ebeveynlerinin veya yasal velilerinin yetkisinde olmasını öngörmektedir. Şu bir gerçek ki, bu yasa tasarısı üzerindeki çalışmalara, çocuklarının zorunlu olarak ana dilleri dışındaki, yaşadıkları federal cumhuriyetlerin devlet dillerini öğrenmeye zorlandığından şikayetçi olan Rusya’nın bazı bölgelerindeki ana millete tabi olmayan temsilcilerin parlamentoya son yıllarda birçok kez başvuru yapmasıyla bağlantılı olarak başlandı.      

Dolayısıyla bu yasa, federal cumhuriyetlerin dilsel çeşitliliğine hiçbir zarar veremez. Hatta yasa, Rusya Federasyonu’nun cumhuriyetlerinde yaşayan ancak bu cumhuriyetlerdeki ana millete tabi olmayan kişilerin haklarını korumaktadır. Yasa, vatandaşların ana dil haklarını ve onların anayasal haklarını korumaktadır.

Ayrıca belirtmek isterim ki, ülkemizdeki halkların dilsel ve kültürel kimliklerinin desteklenmesi amacıyla Ana Dilleri Destekleme Vakfı kurulmaktadır. Vakıf, Rusya halklarının dillerini akademik ve bilimsel açıdan öğrenmelerine yardım etmek, ana dilde konuşma ve ana dilde edebiyatla ilgili yeni ders kitapları ve eğitim materyalleri hazırlanmasını sağlamak amacıyla tasarlanmıştır. Zira günümüzde sadece beş dilde federal düzeyde onaylanan ders kitapları bulunmaktadır. Bu diller, Tatar, Başkir, Altay, Hakas ve Çeçen dilleridir. Ayrıca gerçekte çok daha fazla sayıda dil öğrenilmesine ve çok sayıda dilde eğitim verilmesine rağmen, yalnızca 13 dilde temel eğitim müfredatı bulunmaktadır. Sorun şu ki, standart oluşturmak, ders kitabını onaylamak ve onu bilirkişi denetiminden geçirmek oldukça zor ve masraflı işlemlerdir. Her ulusal cumhuriyetin bunu karşılayacak gücü yoktur. Vakıf da, ana dillerin öğrenilmesine yönelik eğitim programlarının hazırlanması ve bilirkişi denetiminden geçirilmesi, pedagoji kadrolarının hazırlanması ile uğraşacaktır.

Yüksek hoşgörü, etnik kökenler arası uzlaşı, ulusal dillerin gelişmesini destekleme arzusu, Rusya medeniyetini her zaman diğerlerinden ayıran unsurlar olmuştur. Devletimiz de, insanların ana dillerini öğrenebilmesine her zaman büyük önem vermektedir. Dünya üzerinde, devlet eğitim sisteminde 59 dilin öğretildiği ve eğitimin 30 dilde yapıldığı bir başka ülke bulunmamaktadır. Bu, ülkemizin elde ettiği gerçekten benzersiz bir başarıdır. Ulusal dillerin titizlikle korunmasına ve geliştirilmesine yönelik bu devlet politikası, gelecekte de devam edecektir.